BLOG

Abc Plastik

Yıl 1998 İstanbul Sanayi Odası Gönüllü Danışmanlar Servisi Ege Bölgesi temsilcisiyim. Telefonum çaldı ve karşımdaki nazik kadın sesi gazetede gördüğü bir haber sonucunda bize ulaştığını söyledi. Çaresizlik içinde olduklarından söz ederek ivedi olarak görüşmeyi istiyordu. Ertesi gün için randevulaştık. 

Şirket, sanayi atığı temiz plastikten geri dönüşüm alanında ülkeye döviz tasarrufu sağlayacak bir yatırım yapmış. Geri dönüşüm hattı ithal edilmiş ve montörler fabrikada halen kurulum üzerinde çalışıyorlardı. Beğeniyle yatırımı överken bu aşamada neden bana gereksinim duyduklarını sorduğumda duyduklarım gerçekten şok edici idi. Baba kızının mezuniyeti sonrasında özel aracını kızının yerine kendisi getirmek istemiş ve yolda dikkatsiz bir TIR sürücüsünün hatalı manevrası sonucunda olan kazada hayatını kaybetmişti. Şimdi şirket ortakları ev kadını bir anne, yeni mezun işletmeci kızı ile henüz lise öğrencisi küçük kızı idi. Babanın sağ kolu yönetici ile görüştüğümde sadece yol arkadaşlığı yaptığını anlamama kısa sohbet yetmişti. Konuda bilgisiz esnaf dayı da işini gücünü bırakıp kardeşine destek olmak üzere takıma dahil olmuştu. Böylece 4 kişilik bir yönetim ekibi oluşmuştu. İmalatta deneyimli olmalarına rağmen ileri teknoloji bir hattı idare etmekte tecrübesiz bir üretim ekibi vardı.

Neler yapabilirdi? Üretici sanayicilerle temas sağlayarak temiz atıklarından regranül ürettirerek sağlayacakları tasarrufu anlatmalıydık. Becerdik ve ülkenin en büyüğü ile anlaşarak yola koyulduk. Yeni makine deneyimsizliğe rağmen verimli çalışıyordu, bu arada ekip de makineyi tanıyordu. Daha sonra makinede işlenmemiş atık yanında temiz hurda malzemeler çalışılarak çeşitlendirme sonucunda altın çağ yaşandı. Ya sonra? İşletmeci kızımız evlenmeye karar verdi. Sadece evlenmeye karar verse bir şey olmazdı ancak bir de ülke değişikliği söz konusuydu ve beklediğiniz üzere işletme kapandı, makineler satıldı, şimdi fabrika kirada.

Girişimci babanın bana bir şey olmaz düşüncesiyle kadrosunda yetkin bir uzmana yer vermemesi sonucunda ülke için de son derece değerli bir yatırım neredeyse ölü doğmuştu. Doğru adresi bularak yardım alan ev kadını anne yatırıma yeniden can vermişti. Fedakarlığı ve esnaflıktan gelen pazarlama yeteneği sayesinde dayı sağlanan başarıda önemli pay sahibiydi. Ancak iyi öğrenim almış yönetim danışmanı ile 2 yıl birebir birlikte çalışarak yetişen işletmeci kız aşkı tercih edince firmanın kapısına kilit vurulmuştu. 

Belki de bu olayda en az zararı şirket yaşadı! En karlılar ev kadınlığından iş kadınlığına geçiş yapan anne, sanayicilik deneyimi kazanan dayı ve hiçbir sorumluluk almadan kar toplayan öğrenci kız olmuştu. Büyük kız aşkıyla mutlu bir yaşama yelken açtı. Çalışanlar da haklarını sonuna kadar aldılar. Peki ya ülke? Rahmetle anacağımız girişimci ruhlu değişik alanlarda yatırımları olan babanın emaneti ne yazık ki korunamamıştı ve bundan tek zarar gören de yatırımı destekleyen devlet olmuştu.

Yola çıkarken girişimcinin stratejik planı var mıydı bilemiyorum, varsa bile her hangi kaydı yoktu, ağızdan olsun paylaşılmamıştı. Böylesine ciddi, alanında ilk olan yatırım için deneyimli yönetici istihdam edilmemişti. Ortak amaç oluştuysa bile kişilerin katılımcı olma istekleri, bireysel beklentileri hesaba katılmamıştı. Uzlaşma kültürü varsa bile olayları engellemekte başarılı olmamıştı. Kendi ayakları üzerinde durdukları andan itibaren normalde ihtiyaç kalmayan danışmanın sahneden çekilmesi dengeyi kaybettirmişti. Krize karşın çok para kazanılmış olması, her aşamada başarı kaydedilmesine rağmen ABC Plastik değişik noktalarından değerli dersler çıkarılacak bir başarısızlık hikayesidir!

- Can Çirişoğlu